HAKKIMIZ HELAL OLSUN MU ERDOĞAN?


HAKKIMIZ HELAL OLSUN MU ERDOĞAN?

Bu yazıyı milyonlarca insanın duyguları adına yazıyorum.

Bu yazıyı bu güne kadar ne dersen sana inanan ve arkanda duran MİLLET adına yazıyorum.

Bu yazıyı senden nemalanmamış, kadro ihale almamış, makam ve mevki istememiş ve sadece Türkiye geleceği için sana bel bağlamış insanlar adına yazıyorum.

Kendi emeklerimden örnekler vererek yazıyorum bu yazıyı mazlum Türk Milleti adına …

Bizim senin üzerinde ödeyemeyeceğin kadar hakkımız var Cumhurbaşkanım ;

Örneğin 2009 yıllında Demokratik açılımın basın raportörlüğünü sana ve inandırdığın projeye yönelik yaptım. Ne senden, ne de parti ya da başka kanallardan destek alarak değil, kendi cebimden ülkem için yaptım. Sana inanmıştık çünkü ama ne demokratik açılımın, ne de sonraki sürecin bir faydası olmadığı gibi daha ağır bedeller ödedik ülke olarak. Yine de sana inancımız bitmedi ve olsun dedik.

Cebimde o gün sadece 100 tl param vardı ve cumhurbaşkanlığı kampanyan için gittim yarısını sana yatırdım. Safhım belli olsun diye. Ama ne ülke ekonomisinin safhı, ne de adam akıllı ilerleyen bir rota kalmadı. Maşallah önce damadın, sonra gözleri ışıl ışıl gelen Nebati ile Milletin gözündeki feri aldın. Olsun dedik, yılmadık sana inanmaktan. Dik dur eğilme, bu millet seninle dedik.

15 Temmuz girişimi oldu ve daha ilk andan beri canımızı siper ettik ülke için, ömrümüzü kalkan ettik senin için. Sen çıktın yanıldık dedin, ne istedilerde biz vermedik dediin, oysa milletine bir şey vermemiştin. Olsun dedik yina sana inanmaktan yılmadık. Uzun adam dedik ve daha yolumuz uzun dedik.

Senin Vekillerini, Belediye Başkanlarını, Parti Başkanlarını rica minnet toplayıp yurt genelinde 15 Temmuz konferansları yaptım. Bedelini son kuruşuna kadar kendi cebimden ödeyerek. Senin içindi, ülkem içindi. Senin vekillerin, başkanların, falan filanların ise isimleri mimlenmesin diye fıldır fıldır kaçıyorlarken hemde. Olsun dedik. Reisi yedirmeyiz dedik.

Senin Memleketin Rize’de miting yaptım, konferanslar düzenledim, ardından batman, mardin, İstanbul ve daha bir çok il’de. Yanlış anlama Partinin ya da birilerinin parasıyla falan değil ha, tamamı kendi paramla, emeğimle, çabamla. Sonra seniin Aziz dostlarından biri olan Zeynel Abidin Erdem ile birlikte televizyonlara çıkıp bas bas bağırdık FETÖ KAHPEDİR diiye. Ama seninkiler ne yaptı reis ?

Canım isteseydi bugün Mecliste Milletvekiliydim. Çünkü önemli bir partinin ilk sıra İstanbul adayı imkanım vardı. Ama ben ne yaptım ? çıktım 6’lı masayı sarstım ve sırf senin için tonla düşman edindim. Ne için peki ? sana inandığımız için …peki sen ne yaptın ? toplumsal reddiyesi olan ne kadar arıza adam ve kadın varsa aldın onları meclise soktun… la havleee

Yazacak olursam sayfalar yetmez ve yaptığımı yüze vurmak bana yakışmaz. Gelelim sana hakkımızı nasıl helal edelim sorusunun son nedenlerine.

31 Mart seçimlerinde ve hatta daha önceki seçimlerde de gösterdiğin adayların bazılarına karşı koyduğumuz tepkileri sağır sultan bile duydu ama sen duymadın ve sonunda biz haklı çıktık. Hepsi sağlık sorunları nedeniyle istifa ettiler. Ahlak sağlıkları bozuk olduğunu herkes biliyordu ama bir türlü sen bilmedin reis.

Diyanet İşleri Başkanını görevde ısrarla tutuşunun günahı vebali zaten senin boynunadır.

Merkez Bankası Başkanlar sendromunun tüm vebali de sana aittir.

Millete düşman politikalarla firavunlaşan Mehmet Şimşek’i halen daha o görevde tutmak ülkeyi felakete sürükleme riski sana aittir reis.

Emeklisiyle, çalışanıyla dalga geçen Vedat Işıkhan sendromunu ise hiç konu bile etmeyelim reis.

Gelelim Mecliste emeklerimizi kendilerine ikram ettiğin Milletvekili rolündeki asalaklara. Ya da gelmeyelim şimdi onları daha sonra arz ederiz.

Pekiii , son Bakan değişikliklerine ne demeli ?

Toplumsal itibarı yerle bir olmuş, Ti’ye alınmada Kemal Sunal pozisyonuna düşmüş, ne geçmişinde, ne varlık halinde bir başarısı olmayan Murat Kurum’u neyin diyeti olarak tekrar Bakan ettin reis.

Cemaatlere, hacı hocalara, Ensarcılara, Menziilcilere yalakalıkmemuru olarak ünlenen, kibir ve ukelalıkta, hadsizlikte sınır tanımayan. Muammalı ihale verişlerinde aktör olan Kemal Memişoğlu acaba hangi vasffı nedeniyle paramparça olmuş sağlık bakanlığının başına getirdin reis.

Geçmişten bu güne asla güven vermeyen, Genel Başkan Yardımcılığı döneminde teşkilatları allak bullak eden Mehmet Özhasseki’nin bakanlıkta sofraya cacık bile olamayacak yönleriyle bu kadar itibar ve makam ikram edilmesi ve şimdide kuracağı aile vakfında emeklilik yapmasına hesap sormadan mı izin vereceksin reis.

Sana Erkan Kandemir ve avanesini, Yusuf Yılmaz ve ekibini anlatsakta duymayacaksın ama eğer partiyi, kabineyi ve ülkeyi çek edeceksen DUY artık REİS.

Şimdi hazır sana son kalan takatimizle inanıyorken, sen söyle biz onu yapalım. SANA HAKKIMIZI HELAL EDELİM Mİ REİS ? YOKSA ALLAH’A HAVALE EDİP YOLUMUZA GİDELİM Mİ ?

Murat Çuhadar

Türkiye’nin Yaşam Koçu

Bir yanıt yazın