MARDİN’İN PAZAR SOHBETİ

SABIRLA OKUMANIZI ÖNERİRİM, ÇÜNKÜ SİZE 1983 VE 2023 YILLARI ARASINDAKİ 40 YILIN MANŞETİNİ HATIRLATACAĞIM….

Bu yazı Mardin’in tüm şifrelerini çözecek ve belki de bu yazı sayesinde Mardin özüne dönmeye başlayacak. Savaş çıkacağı kesin ama beni bilen bilir geri adım atmam ve gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam. Çiğ lokma yemedim ki karnım ağrısın.

Yaşımdan ötürü hem 40 yıl öncesini, hem de günümüzü olayları ve kişileri ile detaylı bilirim. Kim nedir ? Nereden geldi, Ne yaptı falan. Çalışma alanımdan ötürü Mardin ve İlçelerinde ve hatta köylerinde hemen hemen beni tanımayan hiç yoktur. Yıllarım şehrim ve vatanım için hizmet vermeye gayret ederek geçti.

Uzun yıllardır İstanbul’da yaşadığımdan ötürü yeni kuşak tanısada, tam olarak ne iş yaptığımı bilmez. Bu nedenle çok kısa bir hizmet cv’si yazayım ki yazının detayına mesnet olsun diye.

Önce eğitime bir bakalım ;

İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Esenyurt Üniversitesi Sosyal Hizmetler

Wellness Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık

İsviçre Zürih Devlet Üniversitesi Sosyoterapi

 

Şimdi de İş hayatımda neler yaptım ;

Mardin Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Sorumlusu
Mardin Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü
Mardin Belediyesi Başkan Danışmanlığı
Yeşilli Belediyesi Başkan Danışmanlığı
İstanbul SHÇEK Sokak Çocukları Merkezi Gece Müdürü
İstanbul Uyuşturucu ile Mücadele Merkezi Genel Koordinatörü
Kartal Belediye Başkan Danışmanı
Kuzey Irak Bölgesel Yönetim Başkanı Neçirvan Barzani ile Ortadoğu Ticaret Borsası Kurucu Başkanı
KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile Sosyal Politikalar Koordinatörü
Akşam Gazetesi Köşe Yazarı
Tercüman Gazetesi Köşe Yazarı
Mardin Yaşam Gazetesi İmtiyaz Sahibi
Yıldız Tv Genel Yayın Yönetmeni
Show Radyo DJ
Yıldız Fm DJ
Yaşama Dokunanlar Platformu Kurucu Genel Başkanı
2009 Demokratik açılım süreci raportörü
İyi Parti Genel Başkan Başdanışmanı

Çok geldi ve belki de inanılmaz geldi dimi ? bunların hepsi sosyal dalların birer parçası. Bu yüzden Mardin ruhunu, geçmişini, mevcut halini en iyi bilenlerden biriyim hatta Mardin’in kara kutusuyum desem yeridir.

Bazen sosyal medyada kızıp duruyorum, yazıp çiziyorum diye bana gönül koyanlar oluyor. Kalpleri kırılanlar oluyor, e ne yapayım ? bende yazmasam kimsenin yazıp çizeceği yok ve yazılmadığından çizilmediğinden ötürü bugün Mardin tıpkı diğer şehirler de olduğu gibi kangren içerisinde.

Bırakın kalem kullanmayı, kendi gölgelerinden ödleri patlayan heves yazıcıları ve hatta kirli niyetleri ile gazeteci kılığına girmiş şebekler ile dolu ortalık. Meslek hocam Adnan Avuka ve Can dostum Kadir Üründü ile Nezir Güneş’i tenzih ediyorum.

1984 yılında ki yerel seçimlerde Anavatan Partisi seçimleri kazandı ve Rahmetli Ali İhsan Ensari ile birlikte Mardin’de askeri darbenin o kirli molozları yavaş yavaş silinmeye başladı. O zaman ki belediyecilikle şimdi ki belediyeciliği kıyaslamak mümkün değildir. Her şeyden önce asalet ve azim vardı, şimdiki gibi kumpaslar meclisi yoktu. İtfayeamiri Ali Ardo hem amirdi, hemde memleketin bekçiliğini gece gündüz yapardı. Nurlar içinde yatsın.

Mehmet Hazırbaba vardı, aslanlar gibi gece gündüz uyumadan şehir şebekesinin sağlıklı çalışması için günlerce evine bile gitmezdi. Mustafa Çağatay, İsmet Birtek o zamanlar gencecik çocuklardı ve resmen memlekete kendi görev alanları dışında bile hizmete koşan neferlerdi. Ahhhah derler ya. İşte öyle bir belediyecilik vardı. Belediyeye vatandaş girdiğinde torpile falan ihtiyacı yoktu kimsenin.

Kısacası asalet vardı, liyakat vardı, derdi Mardin olan ahlaklı insanlar vardı. Şimdikiler gibi birilerinin gölgesinde dolaşan tipler yoktu. O zamanlar kamyonculuk, tefecilik, yoğurtçuluk yapanlar bugün şehrin asil yöneticileri olmuş ve bu kimin suçu ? ANLATACAĞIM…

O tarihlerde zulüm, taciz, hırsızlık, arsızlık gibi sosyal alanlardan itilmiş insanlar bugün sosyal medyalarda ya kanaat önderi, ya stk lideri, ya bilmem ne ayağında dolaşıp ve maalesef kendilerine sosyal itibar kazanmayı başaran, Valiler, Vekiller, Başkanlar ile aynı karelerde plaket alış veriş fotoları çeken, baktığınızda geçmişten bu güne kadar kum tanesi kadar hizmetleri, projeleri olmayan ama nasıl olduysa devasa mal varlığına ulaşmış tipler Mardin’in siyasi ve diğer alanlarındaki kader belirleyicisi olmuşlar.

O günlerden bu günlere kimler geldi, kimler geçti. Ne vekiller, ne başkanlar, ne bürokratlar geldi ve içine ettiler güzelim yurdumun. Karı kız peşinde olup, çocuğu yaşındakilerle yatan mı ? Devletin tüm olanaklarını halkı yerine kişisel ceplerine dolduranlar mı ? İslamiyeti manşet edinip, kafirlik çizgisinde gidenler mi ? ihaleler ve kadro satışlarının merkez üssünü evlerinde kuranlar mı ? Dava arkadaşlığı, hizmet yoldaşlığı yerine pavyon yoldaşlığı yapanlar mı ? işçisi memuru aylarca maaş alamazken, kendisi İstanbul ankara izmir gibi yerlerde bina bina mülk edinen mi )

Vali olarak gelip kendine pezevenk tutan mı ? Kaymakam olarak gelip mafya gibi yaşayan Mı ? ondan bundan haraç alan bürokratlar mı ? Makamında viski çikolata ikram edip, kurumun parasını sırf kendisine iki satır iyi yazılsın diye peşkeş çeken haysiyetsizler mi ? Hem devlete, hem örgüte bir arada oynayan mı ? bu gözler ve bu kulaklar daha neler gördü neler ?

Köpeğinin mama ve bakıcı parasını üniversiteye yıkan rektörler mi ? Üniversiteyi siyasi hayallerine maşa eden rektörler mi ? STK kurup kendisine ağa paşa başkan dedirten şaklabanlar mı ?

Yahu kimsenin aklına gelmez mi bugün boy gösterenlerin geçmiş cv’sini incelemek ? Bugün geçmişi olmayan ama bir anda devasa şirketlerin başında bulunan iş adamlarının bundan 10 veya en fazla 20 yıl önce ne oldukları ve bu devassa kaynakların nereden geldiğini kimse sormaz mı yahu ? Ahhh Mardi, Ahhh Ülkem ….

Bunca gencin hayali, vatan sevgisi, çocukların istikbale, aç ve mağdur insanlarımızın hallerini düşünen kim Allah aşkına ?

Tarih, Kültür, Turizm kentiymişiz öyle mi ??? Ya bi yürü git. Çöphaneye dönmüş, sersefil olmuş bir kent’te yüzü varda dolaşıyorlar.

Şimdi anladınız mı neden Erdoğan sevdası bu ülkede bitmez. Yukarıda küçük bir kısmını yazdığım sorunların tamamı ve daha fazlası 1983 yılından başlayıp kemikleşen nedenler yüzünden oldu. Sosyal doku DYP-SHP koalisyon döneminde bozuldu ve bir daha da toparlanamadı. Çünkü arsızlık kanlara işledi. Erdoğan’ın ise bu kronik hali çözmesi elbette kolay olmayacaktı ve halen daha süreç devam ediyor.

Türkiye’de iktidar nimetinden faydalanamayıp, Hükümet avantajını kendi şehrine taşıyamayan tek şehir Mardin’dir diyebiliriz. Ak Parti iktidarında seçilmiş vekilinden, Belediye Başkanına, İl ve İlçe Başkanına kadar büyük bir bölümü hayal kırıklığı, boşa kürek, yer işgali ve yine çoğu hava civa görüntülerle sadece ve sadece kendilerine hizmet etmiştir. Tabi ki birkaç istisna var ama …….

Şimdi ki dönem hariç. Şimdi gerçekten yürekle konuşmak lazım. Mardin 40 yıllık sürecinin en şanslı ve son fırsatını yaşadığı döneme girdi. 14-28 Mayıs seçimlerinden sonra Milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak. İl Başkanı Vahap Ağma ve değişen ilçe başkanları ile birlikte bir diğer en büyük fırsat ise Vali Tuncay Akkoyun’dur.

Bu kadro Mardin’i geriye atan yapının önüne geçti ve sağlam bir atakla artık Mardin siyasetinin yeni kaptanı bu takım oldu.

Tabi ki sorunlar bir anda bitmeyecek , sancı devam edecek ama en azından artık umut var. Hayırlısı ile aradaki muammalı tipler ayıklandığında, diğer ilçe teşkilatları değiştiğinde, kayyum kaymakamlar iyice bir disipline edildiğinde, stk, kanaat önderi ve hele hele ben CUMHURBAŞKANININ DOSTUYUM ayağındaki hava basma üniteleri söndürüldüğünde MARDİN ÖZÜNE DÖNECEK….

İyi Pazarlar Dilerim…

Murat Çuhadar

Türkiye’nin Yaşam Koçu

 

Bir yanıt yazın