KENDİNİZİ AFFEDİN …

KENDİNİZİ AFFEDİN …

Bir şeyi istemeden evvel o şeyin sizde olup olmadığına bir bakın. Mesela her gün zikrettiğimiz Allah’tan AF dileriz. Peki … Allah’tan istediğimiz AF ile kendimizden dilememiz gereken AF arasında düşünce geliştirdiniz mi hiç ?

Mesela ; Kendi halinize dönüp hiç baktınız mı ?

Hangi sınavlar ile dünya yolculuğundan ebedi yolculuğa intikal ettiğinizin farkında mısınız ?

Öfkenizin size yüklediği günah yüklerinizin , hırsınızı ve nefsinizi yenemediğiniz için altına girdiğiniz o büyük yüklerin farkında mısınız ?

Yaptığınız iyiliklerden elde ettiğiniz sevap sermayenizi ettiğiniz bir gıybet veya küfür ile iflasa çevirdiğinizin farkında mısınız ?

İnsanın gönül dünyası , yaşadığı dünyadan çok daha büyüktür, peki tek bir kelime ile kırdığınız bir gönlün dünyasının kıyamet olduğunun farkında mısınız ?

Kendi ayıp, kusur ve noksanlıklarınızı görmeyi bile beceremeden, başkalarının cennet ya da cehenneme gideceğini düşünmekle ahiretinizi yaktığınızın farkında mısınız ?

Rızkı veren Allah’tır. Rızkı rızka vesile edende Allah’tır. Bir sokak hayvanına vediğiniz bir lokma ekmek ya da bir yudum suyu siz kendinizmi verdiniz sanıyorsunuz ?

Çorak bir toprakta otlanan bir kuzu ya da ineğin karnını doyurup, onun etinden sütünden fayda sağlamayı başaran kendinizmisiniz sanıyorsunuz ?

Dünya denilen rüya aleminde Allah’ın yarattığı toprağın, ağacın, suyun sahibi olmayı elinizdeki bir tapu ya da bir akit kağıdıyla kendinizinmi sanıyorsunuz ?

Sahip olduğunuz hiçbir şey yoktur aslında. Sahibi olduğunuzu zannettiğiniz her şey sadece ve sadece nasibinizdir. Oturduğunuz evin, ya da edindiğiniz herhangi bir malın nasip taşıyıcısısınız. Sahibi değilsiniz. Kibrinizin farkında mısınız ?

Eşiniz ve çocuklarınız. Ana ve Babalarınız bile sizin değildir. Onlarda Rabbin size verdiği nasibinizdir, sınavınızdır, ahiretinizdir. Onları ne kadar yaktığınızın farkında mısınız ?

Sen bile senin değilken, her BEN dediğinde Rabbe şirk koştuğunun farkında mısın ?

Dünya bir rüya alemidir ve ben sana rüya içinde bir rüya göstereyim. Düşün ki vaden doldu ve o musalla taşında uzanmış gerçek aleme kalkacak trende bekliyorsun. Kalk bir bak hele. İmam gelecek ve karşında duran cemaate soracak. NASIL BİLİRDİNİZ ? O an ilkin ana babana, kardeşlerine, eşine ve çocuklarına bak hele. Ne diyecekler ??? İYİ DÜŞÜN !!! Ne diyecekler … ? Musallaya yatmadan önce seni iyi bilsinler. Onlara iyi ve şefkatli ve adaletli davran ki o gerçek yolculukta sana rahmet olsunlar …

İmam yine soracak. HAKKINIZI HELAL EDİYORMUSUNUZ diye … Sen kalk ve yine ilk olarak Ana Babana, Eşine ve Çocuklarına bak. ACABA NE DİYECEKLER … ??? HELAL EDECEKLERMİ SENİN ZULÜMLERİNİ ? ettiğin eziyetleri, kendini ilah gibi görüpte kendine ettirdiğin bencilce hizmetleri ? HELAL EDECEKLER Mİ ?

Kırdığın gönülleriyle birlikte HELAL edeceklermi yüreklerine vurduğun hançerlerini ?

Biraz sonra senin tabutunu taşıyacaklar, bakalım ağır gelecekmisin seni taşıyanlara. Ama önce kendi taşıdıklarına bir bak giderayak. Üstünde ne yükler var acaba ??? bak hele edindiğin dünya malı yükü yanındamı acaba ? neyi götürebildin ? senin sandığın malın mülkün seninle geldimi ? o mal mülk için kırdığın gönüller, aldığın ahlar seninle nereye gelecek gördün mü ? kırdığın gönüllerin ağırlığı tabutunun hacmidir. Bak bakalım ne kadar hacimle omuzlar üstünde gidiyorsun gerçek ve ebedi aleme ?

Başkasının sınavı senin gıybetine girmesin. Sen seni görmeden başkasının sınavını ayıplama.

Kefene sarılmadan önce Ailene sarıl. AİLE HER ŞEYDİR. HEM SINAVINDIR, HEM CENNETİNDİR …

Murat Çuhadar

Türkiye’nin Yaşam Koçu

 

Bir yanıt yazın